EĞİTİMDE SON DURUM NEDİR?

Ülkemizdeki ehliyet verilen sürücülük eğitimleri ve ehliyeti olanlara yönelik verilen ileri sürücülük teknikleri eğitimlerinde durum içler acısı… 20 yılda terörden dolayı hayatını kaybeden insan sayısı 30 bin civarında iken trafikte 20 yılda kaybettiğimiz insan sayısı 300 bindir. Ülkemizin terörden bile fazla can kaybı yaşadığı en önemli sorunu trafik kazaları iken, eğitim konusunda elle tutulur hiçbir adım atılmıyor. Her yıl trafiğe yeni çıkan (çıkmaya cesaret edebilen) sürücü sayısı neredeyse 400 bin kişidir. Bu çiçeği burnunda sürücülere, Sürücü Seviye Belirleme Testi (işe yeni girenlere veya şirket çalışanlarına araç teslim edilmeden önce uyguladığımız 45 dk süren bir değerlendirme) uygulasam, inanın yarısından çoğuna ehliyet vermezdim herhalde... İşini iyi yapan sürücü kursları olduğu gibi, yapmayanların olduğunu herkes kabul ediyor. Ehliyetin verilmesi aşamasında yetersiz MEB müfettişlerinin, tam bir skandal sayılabilecek şekilde kısa sürede ve kısa mesafede sürücüleri yeterince gözlemlemeden ehliyetleri ‘dağıtması’, kazaların aynı hızla devam edeceğini göstermektedir.

10 yıldır İleri Sürücülük Teknikleri Eğitmeni olarak insanlarımızın trafikte hayatlarını kaybetmemesi amacıyla Güvenli Sürücülük Eğitimleri veriyorum. Koskoca Türkiye’de benim gibi genç (40 yaş altı) ve Güvenli Sürücülük Eğitimlerini en fazla kişiye veren, 10 yıllık tecrübeye sahip maalesef bir elin parmaklarından az eğitmen var. Ve bu 4 eğitmen (benimle birlikte Mehmet Özcan, Özkan Başaran ve Ersin Karaman) bir araya gelerek, GÜSEM’i kurdu. Güvenli Sürücülük Eğitim Merkezi’nin kısaltılması ile ortaya çıkan GÜSEM, bilgi birikimiyle trafik kazalarına yönelik çözüm üretmek ve sürücü eğitim standardını en yüksek seviyeye çıkarmak için kolları sıvadı. 1998 yılından bugüne başka bir çatı altında Türkiye’nin en büyük şirketlerine ve kamu kurumlarına başarıyla hizmet vermiş olan bu ekip, 2008 yılından itibaren GÜSEM adıyla, eğitim çeşitliliği ve kalitesini artırarak hizmet vermeye devam edecek.

Türkiye’de sürücülere yönelik yapılan düzenlemeler, verilen yetersiz eğitimler ve olmayan denetlemeler konusunda söylenecek çok şey var. Özellikle temel güvenli sürücülük eğitimini almamış, defansif sürücülüğün mantığını kavramamış sürücülere, ileri sürücülük teknikleri adı altında sadece skidcar eğitimi verilmesinin ne kadar tehlikeli olabileceğini kamuoyu önünde tartışmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Bu konu hakkında bilgisi olmayan insanları kandırmak, göz boyamak kolaydır. İnsan hayatı söz konusu olduğunda, bizce kutsal bir görev saydığımız bu eğitimlerin yanlış noktalara gelmesi üzücüdür.

Yazımın son bölümünde yaklaşan zorlu kış şartlarına yönelik sizlere bazı uyarılarım olacak.

• Isı +7 derecenin altında geziniyor. Artık kış lastikleri olmadan yolculuk yapmak çok riskli. Lastiklerin diş derinlikleri, kışa girmeden önce ölçülmelidir. Diş derinliği 3 mm’e inmiş kış lastikleri kullanılmamalıdır. Lastik havalarınızın kontrollerini sıklaştırın bir hafta, 10 günde bir lastik havalarınızı aracınızın üreticisinin önerdiği basınç değerlerinde olmasına dikkat edin. Lastik havasını doğru olarak ayarlamak istiyorsanız, lastiklerinizin havalarını soğukken, yani yol yapmadan kontrol edin.

• Sileceklerin iyi durumda olup olmadığı kontrol edilmeli, değilse silecek lastikleri yenilenmeli. Silecek suyuna yaza göre daha fazla ihtiyacınız olacağını düşünürsek, sıkça kontrol edilmelidir.

• Kış bakımınızı gecikmeden yaptırın. Akünüzü kontrol ettirin. Kış şartlarında akünüz iyi durumda olmalıdır. Motorun soğutma sistemine mutlaka antifiriz koydurun. Yollarımız çok çamurlu olduğundan dolayı, camlarını ve ışık donanımlarını temizleyebilmek için aracınızda her zaman bir bidon su bulundurunuz. Kalorifer, klima ve rezistansın iyi çalıştığını kontrol ettirin.

Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.


 DİĞER KÖŞE YAZILARI