ÇOCUKLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ HİÇ Mİ ÖNEMLİ DEĞİL?

 Merhaba sevgili okuyucular,

Okulların açılmasıyla beraber yeniden gündeme okul servis taşıtları oturdu. Ancak bu kez yeni bir karar tartışılmaya başlandı. Daha önce en az 12 yaşında olması gereken okul servis taşıtlarının yaş sınırı 20 yıla çıkarıldı. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz araç ve sürücülerinin niteliklerinin yetersiz olması can güvenliği açısından asla kabul edilemez. Okul servis taşıtı sürücülerinin büyük çoğunluğu Güvenli Sürücülük Teknikleri Eğitimlerine katılmamış, maalesef yetersiz durumdalar. Peki ya araçlar? Onlar da var olan 12 yaş sınırına pek uymuyordu. Güvenlikle ilgili konuları ise ne servisçiler, ne okullar, ne de veliler pek umursamıyordu. Şimdi bu yaşlı araçlara resmi izin veriliyor.
‘Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinde 17 Eylül 2009‘da yapılan değişikliklerle; servis araçlarının en fazla 12 olabilen yaşı, 20‘ye yükseltilmiş, rehber personel yaşındaki alt sınır 22‘den 20‘ye, eğitim düzeyi de lise mezunundan ilkokul mezununa düşürülmüştür.
Yine 17 Eylül 2009 tarihinde yapılan değişikliklerle; taşıtların yaşı, emniyet kemeri bulundurma zorunluluğu, rehber personel bulundurma zorunluluğu, yetkili mercilerce belirlenen okul servis ücretlerine uyma zorunluluğu, zorunlu hallerde servis ücretinin iadesi, Yönetmelik‘e aykırı davranışlarda şikayet müessesesi gibi hükümlerin taşımalı eğitim açısından yürürlük tarihi 1 Ocak 2010‘dan, 1 Temmuz 2010 tarihine ertelenmiştir.’
Amaç çocuklarımızı taşıma işini daha ucuza mal etmek. Bu değişikliğin dayanağı ise ‘araçlar fenni muayeneden geçmeyi başardıysa, bu araçların yaşı 20 de olsa okul servis taşıtı olarak çalışmasında bir sakınca olamaz’ düşüncesidir. Yani elinde eski minibüsü olanlara artık yeni bir iş kapısı açılıyor.
 
Bu karara göre eski teknoloji ve daha ucuz bir minibüs sahibi, yeni sayılabilecek bir minibüs sahibinin elinden öğrenci taşıma işini daha ucuz yaparak alabilecek, çocuklarımıza verilen hizmet kalitesi düşecektir.
 
Büyükşehir Belediyesinin şehir içi yolcu taşımacılığında minibüs ve otobüsler için aradığı yaş sınırı bile 5 ile 15 yaş olduğuna göre 20 yaş çok fazla değil mi? Hele 20 yaşından sonra araçların hurdaya çıkarılması ve hurda indirimi gündemdeyken alay eder gibi bu değişikliği yapmak, çocuklarımızın hayatına ne kadar değer verildiğini göstermez mi?
 
Araç muayenesinden geçmiş olsa bile yeni nesil bir minibüste bulunan ABS (Anti-Blokaj Sistemi) eski minibüslerde yoktur. Sonradan takılma emniyet kemerleri de tamamen göstermelik, işe yaramayan, hatta hiç kullanılmayan emniyet kemerleridir. Her koltukta emniyet kemeri olması gerekirken, üçlü koltuklara tek emniyet kemeri konuluyor ve bir taşla üç kuş misali 3 çocuğa tek kemer takılması gibi Türk icatları yapılıyor. Çocukları korumak bir yana zarar bile verebilecek bu davranışlar da maalesef yeterince denetlenmiyor.
2004 Temmuz ayından itibaren ithal veya imal edilen okul servislerinin de dahil olduğu M2 sınıfı minibüs ve M3 sınıfı midibüs/otobüs araçlarında ABS zorunlu tutulmuştur. Bugün AB mevzuatlarında ABS‘den sonra ESP’nin (Elektronik Stabilite Programı) zorunlu olması tartışılmakta ve insan taşımacılığında yönelim ESP’li araçlara doğru kaymaktadır. Sürücülerin koltuk ve direksiyon ayarları eskiye göre çok daha ergonomik ve sürüş güvenliğine uygun. Aynı biçimde direksiyon sisteminde de benzer teknolojik yenilikler ile yüksek sürüş, viraj güvenliği ve konforu araçlarda aranırken, ülkemizde teknik olarak daha geri ve güvenlik donanımları zayıf olan araçlara okul servisi izninin verilmesi çok yanlış bir karardır.
Yaşlı araçların 0-12 yaş arası taşıtlara oranla teknik dezavantajları oldukça fazladır. Çok daha eski teknolojilere ve standartlara göre üretilmiş, malzeme yorulmasından dolayı yıpranmış, etkinlik ve verimleri azalmıştır.
Ayrıca eski araçlar yetkili servislere gitmemekte, uygun yedek parça kullanmamakta (bununla ilgili bir kontrol bulunmamaktadır) ve 10 yıldan sonra orijinal yedek parçaların tedarik zorunluluğunun ortadan kalkması gibi güvenlik dezavantajları oluşturmaktadır. Diğer yandan bu değişiklik ile kullanılmaz durumda olan birçok kamyonet veya van bazlı araç, uygunsuz ve denetimsiz şekilde koltuklandırılıp piyasaya geri gelecek, standartlara uygun araçlar ile haksız bir rekabet ortamı oluşacaktır.
Fenni muayenesi, servis bakımı ve onarımı zamanında yapılmış her aracın yasalar karşısında emniyetli ve yolcu güvenliğine sahip araç olduğunu ifade eden AKP Muğla milletvekili Mehmet Nil Hıdır, "Yasal sorumluluklarını yerine getiren 70 bin minibüs esnafının araçlarını yenilemeye zorlamak da etik ve yasal değildir. Yasa dışı zorlamalar otomotiv sektörüne destek amacıyla minibüs satışlarının artırılması gibi yanlış bir düşünceyi gündeme getirir ki bu otomotiv sektörüne de milletvekillerine de büyük haksızlık olur" diye konuşmuş.
 
Milletvekilimizin 4 de çocuğu var. Herhalde çocuklarını özel araç ve şoförüyle okula gönderiyor. Başka anne-babaların çocuklarının can güvenliği ile ilgili hassasiyeti değil, eski minibüsü olanların şikayeti daha önemli bu milletvekilimizin gözünde.
 
İlkokul 4. ve 5. sınıfta Trafik dersi konulması ve trafik kitaplarının olması çok güzel. Ancak hayatın gerçekleri hiç de kitaptaki gibi değil. Eğer o kitabı çocuklara ders diye okutacaksak, o servis minibüsünün şoförü ve çocuklar başta olmak üzere, okul müdürü, tüm öğretmenler ve onların araçlarına binen herkes emniyet kemerlerini takmalılar. Ancak bu şekilde o çocuklar 10 yıl sonra ehliyet alma yaşına geldiklerinde emniyet kemeri takmayanların ayıplandığı bir nesil yaratabiliriz.
 
Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.

 DİĞER KÖŞE YAZILARI