KURBAN BAYRAMINDA KURBAN OLMAK YADA OLMAMAK! İŞTE BÜTÜN MESELE BU…

Her yıl iki kez yaşadığımız bir dejavu var ki, artık kabus haline dönüştü. Bayram trafiğinde yaşanan kazalar ve kanlı bilançolar!.. Alınan tedbirler ve tüm uyarılara rağmen neden bir türlü kazalar azalmıyor ve olumlu bir gelişme yaşanmıyor sizce? Sürücüler ve yolcular bilseler başlarına büyük bir kaza gelecek çıkarlar mı yola? En tehlikeli ulaşım şekli olduğu rakamlarla sabit karayolunu kullanan tüm vatandaşlarımız ‘nasıl olsa benim başıma gelmez‘ diye düşündüğü için gayet rahat trafiğe çıkabilmektedir. O nedenle pasif güvenliğe (her koltukta emniyet kemeri, koltuk başlığı ayarı) hiç mi hiç önem verilmez.

Geçen gün GÜSEM eğitmenlerinden eğitim alan bir İtfaiye çalışanından minnet ve şükran telefonu aldık. 5 kişi olarak seyahat ettikleri otomobilin direksiyonundaki dostumuz ve yanında oturan arkadaşı emniyet kemerlerini takmış, arkadakiler ise takmamış şekilde 3-4 takla atmışlar. Bu ciddi kazadan önde oturan 2 kişi hafif sıyrıklarla kurtulurken, arkadaki ağır yaralı 3 yolcuyu hastaneye yetiştirmişler. Yani yaralılara yardım edecek kadar iyi durumda kazadan çıkmışlar. Arkadaşın söylediği bir itiraf var ki herkesin üzerinde düşünmesi gerekiyor.  Diyor ki:‘Hocam Allah sizden razı olsun. Ben o gün eğitiminize gelene kadar bir kazadan direksiyona tutunarak kurtulabileceğimi zannediyordum. Eğer emniyet kemerim takılı olmasaydı, bizi hastaneye götürecek kimseyi bulamazdık.‘

Eğitimin önemini gösteren çok güzel bir örnek. Aslında insanımızın ne kadar eksiği olduğunu gösteren, maalesef acınacak halimizin bir resmi…Bu tabloyu düzeltecek kısa zamanda bir sihirli değnek maalesef yok. Ancak herkesin Güvenli Sürücülük Eğitimlerine katılmasını beklemek yerine sadece binek araçlarda değil, minibüslerde, otobüslerde bile tüm yolcuların emniyet kemerlerini taktırmalıyız. Emin olun 5-6 günlük bayram trafiğinde ölü sayısı yarı yarıya azalır. Yani 100 civarında beklenen trafik kazalarında ki kaybımız, 50’lere düşse fena mı olur? İnsan hayatı ülkemizde bu kadar mı ucuz! Bu kadar mı kaderciyiz! Bu kadar kişinin hayatını kurtarmak için birşeyler yapmak o kadar mı zor? Kazaları önleyemeyeceksek, bari daha az zararla kurtulabilmenin yolunu arayalım. Size çok basit birkaç önerim var.

1.    Önde ve arkada emniyet kemerlerinizi doğru şekilde takın.
2.    Koltuk başlıklarınızı başınıza göre ayarlayın.
3.    Araç kabininde ağır sayılabilecek ve kaza anında size çarparak zarar verebilecek sabitlenmemiş hiçbir eşya bırakmayın.
4.    Hızınızı düşürün! Normalde 130 km/s hızla kendinizi güvende hissediyorsanız, %15-20 gibi  yavaşlayın ve 100-110 km/s gibi bir hızla seyahat edin.
5.    Zorunlu olmadıkça araç sollamayın ve yakın takip etmeyin.
6.    Yorgun ve uykusuz yola çıkmayın ve sık sık mola verin.
7.Sürekli araç geçmeye çalışmayın, aceleci ve sabırsız davranmayın, saygılı ve soğukkanlı olun.
8.Aracınızın bakımlı ve iyi  durumda olduğundan emin olun.

Bu uyarılara kulak verenlerin hayatta kalmalarını sağlayabilirsek, daha sonra Güvenli Sürücülük Eğitimlerine gelme fırsatı yaratılabilir. Şunu herkesin iyi bilmesi gerekir ki, bir kazadan 1-2 sn öncesine sürücüler hiç de hazırlıklı değildir. O an ne yapacağına çok hızlı karar verip, hatasız biçimde uygulayabilmek gerekir.

Sürücülerin en çok çekindiği ve deneyimsiz olduğu durumların başında, şüphesiz kaygan yol şartları gelir. Sadece karda, buzda değil, hafif çamurlu yollarda ve yeni yağan yağmurda da yerler çok kayganlaşır. Güvenli sürücülük eğitimlerinde yapay buz alanı üzerinde yaptığımız pratiklerde bir çok sürücünün yapılmaması gereken herşeyi yaptığını ve çaresizlik içinde kaldığını görüyoruz. Çünkü standart bir sürücünün bu tarz özel durumlarla ilgili bir tecrübesi olması (eğer ileri sürücülük teknikleri eğitimi almadıysa) mümkün değildir.

Doğru fren tekniklerini bilmeyen bir sürücünün kullandığı araca hakim olması söz konusu değildir. Eğitimlerimize gelen sürücülerin defalarca denemeden sonra bile freni ve direksiyonu gerektiği gibi kullanamadıklarını gözlemliyoruz. Bu şu demek; eğitimde çarptığı her kuka, aslında onun yapacağı bir kazayı gerçek hayatta yapmaması anlamını taşıyor. Askerde öğrendiğimiz bir sözle yazıma son vermek istiyorum.

‘Eğitimde ter dökmeyen, savaşta kan döker!’

Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayın… Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.

 


 DİĞER KÖŞE YAZILARI