KIŞ LASTİĞİ İLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER VE DOĞRULARI

Yine kar yağdı ve gözler bize, yani Güvenli Sürücülük Teknikleri uzmanlarına çevrildi. Nedense sadece kar yağdığında ve buzlanma olunca akla geliyoruz. İnsanlar karda ve buzda hem bilgi eksiklikleriyle, hem de tecrübesizlikleriyle yüzleşiyorlar. Bu sayede de ana haber bültenlerinde ‘karda nasıl araba kullanılır’ haberleri rating yapıyor. Biz de vatandaşı en doğru şekilde bilgilendirmek için kış lastikleri kullanmaları gerektiğini ısrarla belirtiyoruz. Hatta validen tutun da havayı koklayan adama kadar herkes bunu vurguluyor.

Ülkemizde son 4-5 yıldır kış lastiği kullanımı arttı. Az da olsa bir bilinçlenme olduğunu yolda kalanların azalmasına bakarak gördüğümü sanıyordum. Meğer binek kış lastiği toplam pazarın sadece % 15’ine sahipmiş. Yani insanlar kış lastiği almak yerine araçlarını hiç yola çıkarmamayı tercih etmeye, diğer bir deyişle ucuz kahramanlık yapmamaya başlamış. Olsun bu da bir bilinçlenme sayılır. Bu ayki yazımda kış lastiği kullanımının çok düşük olmasından ötürü, özellikle kış lastiğinden ve lastik kullanımı konusunda yapılan yanlış uygulamalardan bahsetmek istiyorum.

Kış lastiklerinin -40 dereceye varan soğukta işe yaramasını sağlayan sertleşmesini önleyen özel bileşimleridir. Yaz lastikleri sıcak hava şartlarına göre daha sert hamurlu bir yapıdayken, kış lastikleri hem daha yumuşak bir hamura, hem de karlı ve buzlu yollarda tutunmayı artırıcı kılcal desenlere sahiptir. Bu nedenle yaz lastikleri gece-gündüz hava sıcaklığı ortalaması +7 derece üzerindeki sıcaklıklarda tercih edilmeli, kış lastikleri ise gece-gündüz hava sıcaklığı ortalaması +7 derece altında kullanılmalıdır. Bu durumda İstanbul’da Aralık ayında ancak kış lastikleri takılacak gibi havalar soğudu. Geçen yıl Nisan ayına kadar ise kış lastikleri çıkarılacak kadar havalar ısınmamıştı. Bakalım bu yıl bahar erken mi başlayacak? Yoksa kış ayları kavramı global ısınma sayesinde değişiyor mu?

Sanıldığının aksine kış lastikleri sadece karda ve buzda değil, +7 derecenin altında ıslak ve kuru hava şartlarında da çok iyi performans gösteriyor. Kuru havada +7 derecenin altında yaz lastiği ile kış lastiği birbirine yakın sonuç veriyor. Ancak yağmur yağınca kış lastiği bir adım öne geçiyor. Kar yağdığında yaz lastiğinin hiç şansı kalmazken, buzda ise kış lastiği ile yaz lastiği arasındaki fark gittikçe artıyor. Bu sonuçlar güvenlik anlamında kesinlikle kış lastiğinin kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Yeni nesil kış lastikleri (özellikle kar lastiği demiyorum) sanıldığı kadar da pahalı değildir. Ama siz kar yağdığı gün mecbur kalıp lastik satıcısına giderseniz fahiş fiyatlarla karşılaşabilirsiniz. Kar lastiği olarak da bilinen M+S kodlamalı eski nesil lastikler, hem hız limiti düşük olduğundan, hem fazla ses yaptığından, hem fazla yakıt harcadığından, hem de asfalt performansı zayıf olduğundan pek tercih edilmezdi. Araziye gidilecekse tamam ama normal kullanımda yeni teknoloji lastikler, neredeyse yaz lastiklerinin sürüş konforu ve sürüş güvenliğini yakalamış durumda.

Bir çok insan 4 tane yeni kış lastiği almak istemiyor. İdare edebileceğini zannediyor. Ekstra masraf olarak görüyor. ‘Zaten benim dişleri iyi durumda 4 yaz lastiğim var. Gerekirse zincir takarım’ diyor. Senede 3-4 kez kar yağacak diye almıyor ve riske giriyor. Oysa yaptığı kilometreyle bağlantılı olarak 2 yılda yaz lastikleri aşınan bir sürücü, 2 yılın sonunda 4 yeni yaz lastiği daha almak zorunda. Yani 4 yıl içinde 2 takım lastik harcıyor. Oysa 4 senelik periyotta bir takım yaz lastiği, bir takım kış lastiği olsa ve olması gereken zamanda, olması gereken lastiği kullansa belki de bir çok yaşayacağı ciddi kazayı yapmayacak. Aslında kış lastiği için ekstra bir harcama değil bu. Unutulmaması gereken en önemli şey ise lastiklerin değişimini diş derinliği yaz lastiğinde 2 mm, kış lastiğinde ise 3 mm’ye indiğinde mutlaka değiştirmelisiniz. Lastiğin ömrü azaldıkça, yani diş derinliği kısaldıkça tutunma ve suyu tahliye etme limitleri de aşağı iner.

Bazıları ise sadece çekiş olan tarafa (önden çekişse sadece ön tekerleklere) kış lastiği alıyor. Maksat yokuşu çıkabilecek bir tutunma sağlamak. Ancak arka lastikleri aracın kaymasına, savrulmasına ve fren mesafesinin uzamasına neden oluyor. İdeal olan 4 lastiğin de aynı marka ve desen olması, yere hepsinin eşit şekilde tutunmasıdır.

Kış lastiklerinin performansları da birbirinden farklı olabilir. Lastik testlerinde kuru havada birinci olan ıslakta yedinci, karda onbeşinci olabiliyor.  Ya da yoğun kış şartlarında birinci olan lastik, ıslak ve kuruda alt sıralarda kalabiliyor. Bilinçli tüketici, öncelikle araç üreticisinin tercih ettiği lastik ölçülerine sadık kalarak, daha çok hangi hava ve yol koşullarında araç kullanacağına bakarak, bunu karşılayan lastik modelini seçmeli. Eğer uzun süre karın yerden kalkmadığı bir şehirdeyseniz ve buzlu yollarda araç kullanıyorsanız çivili kış lastikleri kullanmalısınız.

4X4 ve SUV araçlar kendilerine fazla güvenmemeli ve onlara da mutlaka kış lastiği takılmalıdır. Tutunmayan lastiklerle ne güçlerini yere verebilirler, ne de aracın yönünü değiştirebilirler. Eğer kış lastikleriniz takılı şekilde karlı bir yola girerseniz zincir takmanıza bile gerek olmadan, çok daha güvenli ve stressiz seyahat edebileceksiniz. Etrafta yolda kalanları veya bocalayanları gördükçe, emin olun kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. İnsanlar araçlarını iterken, size imrenerek bakacaklar. Siz de ‘ustalık bende’ diye gerine gerine gezeceksiniz.

Özellikle karlı ve buzlu yollarda kaza sayısının arttığını düşünerek, emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayın…

Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.


 DİĞER KÖŞE YAZILARI