5 YILDA BİR SÜRÜŞ TESTİ VE SAĞLIK KONTROLÜ DÖNEMİ BAŞLIYOR

Büyük şehirlerde yaşanan yoğun trafik ve kaos ortamı gün geçtikçe daha da büyüyor.
Trafiğe hergün onlarca yeni araç çıkarken, yeni ehliyet sahibi olarak direksiyon başına geçenlerin sayısı da her yıl biraz daha artıyor. Bu ay biraz istatistiki bilgilere bakalım.
 
Türkiye`de 2009 yıl sonu itibarıyla 20 milyon 460 bin 739 kişinin sürücü belgesi bulunuyor. Ehliyeti olanların 16 milyon 871 bin 100`ünü erkekler, 3 milyon 589 bin 639`unu ise kadınlar oluşturuyor.

Yıllara göre dağılımların da yer aldığı verilere göre, 2000 yılında erkek sürücü sayısının 13 milyon 859 bin 449, kadın sürücü sayısının ise 1 milyon 871 bin 295 olduğu dikkat çekiyor. 10 yıl önce erkek sürücülerin toplam sürücülere oranının yüzde 86.5, kadın sürücülerin oranının ise yüzde 13.5 olduğu, aradan geçen süre içerisinde  erkek sürücü oranı yüzde 82.5`a gerilerken, kadın sürücü oranının ise yüzde 17.5`e yükseldiği görülüyor.

Türkiye genelinde 20 milyon 460 bin 739 ehliyetli sürücüde birden çok sınıfta belge alınabildiği için 21 milyon 134 bin 904 adet sürücü belgesi bulunuyor. Bu belgelerin 14 milyon 758 bin 37`si B sınıfı, 1 milyon 441 bin 473`ü C sınıfı, 100 bin 232`si D sınıfı, 3 milyon 531 bin 82`si E sınıfı, 375 bin 673`ü F sınıfı, 47 bin 245`i G sınıfı, 36 bin 527`si de H sınıfı sürücü belgelerinden oluşuyor. Sürücülerden 60 bin 193`ünün A1, 784 bin 442`sinin de A2 sınıfı ehliyeti olduğu bildiriliyor.

ÜÇ SÜRÜCÜDEN BİRİ BÜYÜKŞEHİRDE YAŞIYOR

Sürücü belgesi bulunan vatandaşların üçte biri İstanbul, Ankara ve İzmir`de bulunuyor. Emniyetin verilerine göre 7 milyon 441 bin 741 belgeli sürücü İstanbul, Ankara ve İzmir`de yaşıyor.

İstanbul`da 4 milyon 331 bin 422, Ankara`da 1 milyon 816 bin 434, İzmir`de ise 1 milyon 293 bin 885 kişinin en az 1 sınıfta sürücü belgesi olduğu belirtiliyor.

MOTORLU ARAÇ SAYISI EHLİYET SAYISINDAN AZ

Türkiye yollarında seyreden motorlu taşıt sayısının toplam 14 milyon 316 bin 700 olması dikkat çekiyor. İstatistiklere göre 10 yıl önce motorlu taşıt sayısının 8 milyon 795 bin 692 olduğu aradan geçen süre içerisinde meydana gelen artışın ise yüzde 60`ın üzerinde olduğu görülüyor.

2009 verilerine göre, 7 milyon 93 bin 964 otomobil, 2 milyon 303 bin 261 motosiklet, 2 milyon 204 bin 951 kamyonet, 1 milyon 368 bin 32 traktör, 727 bin 302 kamyon, 384 bin 53 minibüs, 201 bin 33 otobüs ile özel amaçlı 34 bin 104 taşıt trafikte seyrediyor.

Bu verilere baktığımızda trafik keşmekeşinin hiçbir zaman iyiye doğru gitmeyeceği, aksine bir noktadan bir noktaya gitmenin eskisinden daha uzun süreceği aşikar.

EHLİYET 5 YIL GEÇERLİ OLACAK

Geçtiğimiz günlerde yine sürücüleri ilgilendiren bir gelişme yaşandı. 5-6 yıldır bir türlü gerçekleştirilemeyen stajyer ehliyet ve sağlık kontrolü uygulaması nihayet başlıyor. İçişleri Bakanlığı, AB`ye uyum ve kazaları azaltmak amacıyla Karayolu Trafik Kanunu`nda değişikliklere gidiyor. Artık 18 yaşında ehliyet alıp 100 yaşına kadar aynı ehliyetle otomobil kullanma dönemi kapanıyor. Ehliyetler, 5 yıl geçerli olacak. Süreyi uzatmak isteyenler, tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu alacak ve sürüş testlerinden geçirilecekler  İlk kez ehliyet alanlara, 2 yıllık staj dönemi tanınacak.

Hazırlanan yasa tasarısıyla, ehliyetlerin şekli ve koşulları değiştiriliyor.Yeni ehliyetin ön yüzünde sürücünün fotoğrafı, adı soyadı, doğum yeri ve tarihi ile ehliyetin geçerlilik süresi yazılacak. Ayrıca ehliyetin verildiği yer ve makam, belge no, imza, adres ve sürücü belgesi sınıfı yer alacak. Belgenin sağ üst köşesinde TR kısaltması bulunacak.

Yeni ehliyetlerde ayrıca, ehliyeti kullanmaya yetkili olunan araçların sembolleri de yer alacak. Sürücü otomobilin yanı sıra otobüs kullanmaya da yetkiliyse, ehliyette otomobil kullanıcılarının sınıfı olan BE`nin yanına ‘‘BE C1E gh’’ şeklinde ek harfler yazılacak. Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından yeni ehliyet almak için 1 yıllık süre tanınacak. Ehliyetler 5 yıllık süreyle verilecek ve son kullanma tarihi yazılacak. Sürücüler 5 yılda bir sağlık kontrolünden ve sürüş testinden geçirilecek. Testi geçenlerin ehliyeti yenilenecek.

Eğer bu trafikte yapılan sürüş testi halihazırda ehliyet veren kişiler tarafından  ve aynı mantaliteyle yapılacaksa hiç zahmet etmesinler. Bu testlerin çok iyi yetiştirilmiş kişiler tarafından titizlikle yapılması ve zaman ayrılması gerekmektedir. Hatta sürücülerin kendilerini geliştirebilmeleri açısından trafiğe kapalı alanda yapılan Güvenli Sürücülük Teknikleri  eğitimleri verilmesi ve kazalardan uzak kalabilmelerini sağlayacak sürüş tarzının öğretilmesi için çok güzel bir fırsat yakalanmış durumda.

Eğitimlerimize katılanların hemfikir olduğu bir yorumu sizinle paylaşarak bu ayki yazımı bitirmek istiyorum. ‘Ehliyeti olan herkesin mutlaka alması gereken, hayat kurtaran bir eğitim!’

Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, çocuklarınızı özel güvenlik koltuğunda oturtmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayınız… Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim.


 DİĞER KÖŞE YAZILARI