YENİ YILA UMUTLA GİRMEK İÇİN DEĞİŞİMİ BAŞLATMAK!

Merhaba Sevgili okuyucular,

Her yıl biterken, yaklaşan yeni yıl için umut dolu temenniler sıralanır. Trafiğimize baktıkça en çok umutlu mesajlara bu konuda ihtiyacımız olduğunu görüyoruz. Aslında karamsar olmamız için ülkemizde birçok neden var. Yıllardır hep aynı olumsuz tablo devam ediyor. Köklü ve radikal değişiklikler olmadan hiçbir şeyin düzeleceği de yok. Bunu anlamak için gazetelere ve haber bültenlerine bakmak yeterli. Artık kanıksadık ve bu çok ölümlü trafik kazalarına hiç şaşırmıyoruz.
Her gün karşımıza çıkan trafik kazası haberleri ve hayatını kaybeden insanlar hiç azalmıyor ve bizi korkutmaya devam ediyor. Geçen ayın en akılda kalıcı kaza haberleri arasında TEM Otoyolu Büyükçekmece köprüsünde sis nedeniyle 134 aracın birbirine girdiği ve 1 kişinin öldüğü zincirleme trafik kazası ve Diyarbakır-Batman karayolunda bir TIR ile midibüsün çarpışması sonucu 24 kişinin öldüğü kaza akla geliyor. Kartal TEM yolunda karşı şeride geçen ve bir minibüsle çarpışan kamyonun 9 kişinin hayatına mal olması da diğer bir önemli kazaydı. Emniyet şeridini tıkayan duyarsız ve insanlıktan nasibini almamış sürücüler yüzünden zamanında yardım gidememesi de kısa bir süre konuşulmuştu. Sonra yine aynen kaldığımız yerden yaşamımıza devam etmiştik. Her gün yaşanan ve onlarca insanın hayatının söndüğü kazaları hiç konuşmuyoruz bile…
2011`in ilk 10 ayında polis ve jandarma bölgelerinde meydana gelen kazaların toplam sayısı 144.412, ölü sayısı 3.215 ve yaralı sayısı 198.762 kişi olarak hesaplanmış. Son 2 ayda ölü sayısının 4.000`in altında kalmasını umuyoruz. Tabii kaza yerinde ölenlerin sayısı hesaplanıyor. Yaralıların hastanede hayatını kaybetmesi ölü sayısına yansıtılmıyor. Her yıl trafik kazası sayısının ciddi oranda arttığını görüyoruz. Araç sayısı ve trafiğe çıkan sürücü sayısı da buna paralel olarak artıyor.

SÜRÜCÜLERDE HİÇ Mİ KABAHAT YOK?
Son yıllarda sürücülerin kazalardaki rolü azalırken, yayaların neden olduğu kazalarda büyük artış olduğu görülüyor. %97-98 civarlarında seyreden sürücü kaynaklı kaza sayısı son 2 yılda % 88-90 seviyesine gerilerken, yaya kusuru %2-2,5`lardan %8-9`lara tırmandı. Eğer yayaların karıştığı kazalarda sürücü faktörü son 2 yıldır yanlış hesaplanmıyorsa, şu soru akla geliyor: Yayalar yoğun bir şekilde intihar etmeye mi çalışıyor? Buradan yayaların da en az sürücüler kadar eğitimsiz ve bilinçsiz olduğu sonucu çıkar. Pekiyi yaya önünüze çıkıyor diye ona çarpmak zorunda mısınız? Eminim ki yayaya çarpma kazaları da güvenli sürüş yapan sürücüler tarafından büyük ölçüde önlenebilir.

Pekiyi neden bir türlü bu kazaların önüne geçemiyoruz? Neyi yapamıyoruz da bu kara tablo düzelmiyor. Nereden başlamak lazım? Bence yepyeni bir yıla girerken ‘Bana bir şey olmaz!` sözünü artık kullanmamakla işe başlayabiliriz. Bize bir şey değil, çok şey olabilir! Üstelik bunu çok büyük medya kampanyalarıyla, ana okulu çocuklarına varıncaya kadar kapsamlı şekilde çok iyi anlatabilmeliyiz. Herkesin emniyet kemeri takabilmesini, çocukların güvenlik koltuklarında oturabilmesini sağlamalıyız.

EĞİTİM ŞART

İkinci adım ise gerçekten güvenli sürücülük tekniklerini iyi bir şekilde öğretebilmek olmalı. Yeni ehliyet alacaklara kaliteli bir eğitim verilmeli. Ehliyeti olup da yıllardır araç kullananlar da unutulmamalı. Bu sayede trafikte başka insanların hayatına saygı duyan ve risk almayan sürücülerin sayısı artar. Bu eğitimlerin her ehliyeti olan sürücüye verilmesinin gerekliliği konusunda geçerli bir çok nedenimiz var. Ancak, ilk ve en önemlisi sürücünün, yolcuların ve çevredekilerin can güvenliği!

Şimdi ehliyeti olan sürücülere eğitim vermeye kalktığınızda bu sürücüler demez mi ‘ben ehliyeti alırken bile eğitim almadım, bu da nerden çıktı?` diye…Bizim şoförlerimiz
kendilerini her zaman ‘en iyi şoför benim` diye görür ve bunu ispatlamak için fırsat kollar! Eğitim onun için gereksizdir. Zaten gayet iyi araç kullanıyordur. Ona ne öğretebilirler ki, o zaten bu işin kitabını yazmıştır. Hatta tek eliyle aracı rahatlıkla kullanabilir, öndeki araca 3 cm kala durabilir, her türlü riskli hareketi yapmaya hakkı vardır. Fakat nedense başı da beladan kurtulmaz, periyodik şekilde kaza yapar veya yaptırır. Yaptığı işin ne kadar büyük bir sorumluluk gerektirdiğinin farkında değildir çünkü…

FİRMA YETKİLİLERİNE AÇIK ÇAĞRI

Ülkemizde faaliyet gösteren ve çalışanlarına araç teslim eden firmaların, kamu kurumlarının, otomotiv şirketlerinin, sigorta şirketlerinin yetkililerine sesleniyorum.  Sosyal sorumluluk gereği; çalışanlarınızın ve ailelerinin can güvenliği ile ilgili bir katkınız olmasını istiyorsanız… Yaşamayı ve insanları seviyorsanız… Ülke trafiğinin daha yaşanılır ve çağdaş olmasını istiyorsanız…
Güvenli sürücülük eğitimlerini mutlaka çalışanlarınıza ve müşterilerinize aldırmalısınız, almalarına yardımcı olmalısınız!

Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, çocuklarınızı özel güvenlik koltuğunda oturtmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayınız… Yeni yılınızın trafik kazalarından uzak, sağlık, mutluluk ve huzur dolu geçmesini diliyorum.


 DİĞER KÖŞE YAZILARI