TRAFİKTE ARAÇ KULLANMAK BİR OYUN DEĞİLDİR.

Trafiğe yeni çıkmaya başlayanlar kendilerini bekleyen tehlikelerden yeteri kadar haberdar değildir. Özellikle gençler hızlı ve riskli araç kullanmayı bir oyun gibi gören, kaza yapma riski en yüksek grupta yer alır. 

Trafiği paylaşan tüm sürücülerin trafiğin bir ortaklık olduğunu ve kaza riskini artıran davranışlardan mutlaka kaçınılması gerektiğini çok iyi bilmesi gereklidir. Türk kültüründe ve geleneklerinde misafirperverlik, yardımlaşmak, paylaşmak, merhamet etmek, saygıda kusur etmemek çok önemli ahlaki değerlerdir. Tüm bu değerlerin çiçeği burnunda sürücü adaylarına iyi öğretilmesi ve direksiyona geçen tüm sürücülerin hiç aklından çıkarmaması, trafiğimizin çağdaş standartlara ulaşabilmesi için çok gereklidir.

Ehliyet alma yaşına gelmiş sürücü adayları trafiğe çıkmaya nasıl hazırlanır? Ya aileleri tarafından trafiğe açık olmayan yollarda aracı hareket ettirmeleri öğretilir, ya da sürücü kurslarındaki temel eğitimde bu temel bilgileri alırlar. Ehliyet almak ülkemizde hiç de zor değil. Ehliyeti alınca her şeyi iyi öğrendiklerini, başka öğrenecek bir konu olmadığını düşünmeleri aslında gençler için bir tuzaktır. İşin üzücü tarafı güvenli sürüşü yeterince öğrenmeden araca hakim olmaya başladıklarına inanmaları ve hızlı gitmeye çalıştıkça trafik kazası yaşamalarıdır.

DOĞRU YERDE, DOĞRU HIZ

Genç sürücüler ve yeni araç kullanmaya başlayanların en çok zorluk çektiği konu hangi yerde, hangi hızda olmaları gerektiğini bilmemek ve oraya gelirken hızlarını ayarlayamamaktır. Karşılarına daha önce hiç çıkmamış bir çok tehlikeye karşı savunmaları çok zayıftır. Güvenli sürüş yapabilmek için en önemli altın kural olan problemleri hızlı giderek değil, yavaş giderek çözebileceklerini bilmezler. Araçlarına ve trafiğe alıştıkça daha da hızlanabilecekleri yanılgısına düşerler. 

Örneğin; Bir otobüs durağına yaklaşırken sadece önüne bakan ve yolunun açık olduğunu, trafik ışığının yeşil yandığını gören tecrübesiz sürücü gaza basmaya devam eder. O sırada sağdaki durakta yolcu indiren bir otobüs veya minibüs varsa o araçların ön tarafını göremez. Yayaların kurallara uygun şekilde yaya geçidinden geçmesini beklemek de fazla iyimserlik olacaktır. Yayaların büyük çoğunluğu en kestirme yoldan ve canları istediği anda karşıya geçmeye çalışır. 

Sürücü böyle bir durumda önce ayağını gazan kaldırıp frene götürmeli ve hızını düşürmeli, ikinci olarak sağda duran ve yaklaştığı büyük araçtan mümkün olduğunca uzaklaşmalıdır.  Görüş açısını genişleterek, büyük aracın altından ve ön tamponunun altına bakmalıdır. Böylece olası bir yayayı daha erken görebilir ve ayağı frende olduğu için daha çabuk tepki verebilir. Hızını düşürmüş olması ise fren mesafesini kısaltacağından önüne koşarak çıkan bir yayaya çarpmadan durabilmesi mümkün olur.

Bu örnek de gösteriyor ki, her sürücünün güvenli sürüş yapması hayati bir sorumluluktur. ‘Ben bunu bilmiyordum’ ya da ‘ama hızlıydım, duramadım’ demek bu sorumluluktan kimseyi kurtaramaz.

GENÇLERE TAVSİYELER: YOL ALINMAZ, VERİLİR!

Yeni araç kullanmaya başlayanlara aşılanması gereken bir başka önemli davranış, yol vermeye öncelik tanımalarıdır. Yanlış davranış sonucu ortaya çıkan bir tehlike de yan yollardan ana yola çıkışlarda yaşanır. Birbirlerine yol vermemeyi kazanç sayan sürücüler adeta bu konuda birbirleri ile yarış ederler. Yan yoldan çıkmaya çalışan ve çağdaş bir anlayışla ve sabırla ana yoldaki sürücülerin kendiliklerinden yol vermesini bekleyen sürücü çok büyük hayal kırıklığına uğrar. Çünkü sürücülerimizin çoğu, değil yavaşlayıp yol vermek, siz araya giremeyesiniz diye bir de hızlanarak öndeki ile arayı kapatmaya çalışır. Bu şekilde uzun süreler bekleyen sürücü sonunda ana yola çıktığında aynı davranışı yan yoldan çıkan diğer sürücülere göstermeye başlar. Çoğunluk bu şekilde hareket ettiği için de her kavşakta bir patırtı gürültü yaşanır, sinirler gerilir. Ve sonucunda da trafik akışı yavaşlar ve herkes etkilenir. 

Sakin araç kullananlar, hızlı ve agresif sürücüleri çok daha kolay tespit edip kendilerini sakınabilir. Özellikle size tehlike yaratacak, hızlı gelen araçların arkanızda sizi taciz etmesine izin vermeyiniz. Ona fren yaptırtmayacak şekilde zamanında yol verip, onu önünüze alınız. Bunu gerçekleştirebilmek için aynalarınızı oldukça sık kullanmalı ve 2 saniyelik doğru takip mesafesini korumalısınız.

Genç ve yeni ehliyet almış trafiğe çıkmaktan çekinen sürücülere yönelik doğru yaklaşım, nasıl güvenli sürüş yapacaklarını Trafikte Tehlikeleri Tanımlama adı verilen güvenli sürücülük eğitimleriyle, tecrübeli eğitmenlerce öğretmektir. Ağaç yaşken eğilir boşuna dememişler. Yeni nesil doğru şekilde eğitilirse trafiğimizin düzelebilmesinden bahsedebiliriz.

GENÇ SÜRÜCÜLERE YÖNELİK KAMPANYALAR YETERLİ DEĞİL

AB genelinde üye ülkeler, yol güvenliğini teşvik etmek için halkı bilinçlendirme kampanyalarına her yıl önemli yatırımlar gerçekleştiriyor. Ancak, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 Avrupa ülkesinde 2334 sürüş eğitmeninin katıldığı araştırmaya göre eğitmenlerin %41’i kampanyaların genç sürücülerin güvenli sürüş tutumları üzerinde bir etkileri olmadığını söylüyor.

Türkiye’de eğitmenlerin sadece %25’i etkili yol güvenliği kampanyalarını önemsiyor. Avrupa Sürüş Okulları Federasyonu Başkanı John Lepine, araştırma bulgularını şöyle yorumladı: "Etkin sürüş öğretiminin hedefi, halkın güvenli sürüş davranışı ve yol güvenliği tutumunu etkileme gücüne sahip bilinçlendirme kampanyaları geliştirmektir. Ancak, araştırmalar gösteriyor ki, bu kampanyaların etkinliğine inanması gerekenler ikna olmuş değiller. EFA bu ülkelerden alınan en iyi uygulamaları ve daha etkili kampanyaları paylaşarak birbirinden yeni bilgiler öğrenmek için hükümetlere çağrıda bulunmaktadır." 

Genç sürücülerin tehlikeli sürüş potansiyelinin sonuçlarını ortaya çıkaracak eğitim materyalleri ve yol güvenliği kampanyaları geliştirilmesi ve bu konularda eğitimin olumlu etkilerinin izlenmesi somut veriler elde edilmesini sağlar.

GOODYEAR’IN “TRAFİKTE GENÇLİK HAREKETİ” 3.YILINDA !

Gençleri hedef alan sosyal sorumluluk hareketleri geleceğe yatırım anlamında çok önemli rol oynamaktadır. Goodyear Türkiye, 2012 yılında hayata geçirdiği Trafikte Gençlik Hareketi projesiyle öğretmenler, öğrenciler, veliler ve okul servis sürücülerinde trafik güvenliği ve bireysel sorumluluklar konusunda farkında lığı geliştirmeyi hedefliyor.

Ders programına 2012-2013 eğitim öğretim yılında dahil edilen Trafik ve İlk Yardım dersi kapsamında öğrencilere, trafikte tehlike yaratmamak, tehlikelerden korunmak, sürücü, yaya ve yolcu olarak trafik kurallarına uymak ve duyarlı olmak, sorumlu davranmak konusunda olumlu davranış değişikliği kazandırmak üzere harekete geçen Trafikte Gençlik Hareketi projesi, aynı zamanda öğrencilerin okullarında bulunan Trafik Güvenliği ve İlk Yardım Kulüplerinin faaliyetlerine gönüllülük esasıyla katılımlarını artırmayı da hedefliyor.

Sosyal sorumluluk kampanyalarının etkisi çağdaş ülkelerde bile yeterli görülmezken, ülkemizde büyük bir değişimi sadece bir kampanya ile sağlayamayız. Trafikte saygılı ve sağduyulu araç kullanmayı Güvenli Sürücülük Eğitimleri uygulamalı olarak öğretebiliyor. Yani eğitimle yanlış sürüş alışkanlıkları düzeltilebiliyor. Yaşamayı, insanları ve özellikle çocuklarınızı seviyorsanız, Güvenli sürücülük eğitimlerini mutlaka almalı ve aldırmalısınız!

Emniyet kemerlerinizi önde ve arka koltukta takmayı, kısa farlarınızı gündüzleri de yakmayı unutmayınız… Hepinize kazasız ve keyifli yolculuklar dilerim. 

 
 

 DİĞER KÖŞE YAZILARI